Burun Kıvırma Oku!

İnsan burnunu hikmetini bilmediği hadiselere karıştırıyor. Sonra haddini aşıp, insanın yaptığı zulümlerin suçunu atmaya çalışıyor; Allaha isyan ediyor. Burnu dik ve kibirli bir tavır takınıveriyor; “nerede merhamet” derken “ben daha merhametliyim” demek istiyor. Burnunun dibindeki mucizeleri göremeyecek kadar körleşiyor. Öyle burnu büyük öyle kendini beğenmiş öyle burnundan kıl aldırmaz hale geliyor ki ancak tek bir

Hesabını Veremeyeceğimiz Yükler Ediniyoruz

-Kabrimi düşünürken nefsimin istemediği mühim birkaç söz kalbime geldi. Fakat her ameliyat sancılı olsa da iyileştirmeye matuftur- Medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik edenlere veyl olsun! Sizi terkedecek idam sehpanızı neden süslüyorsunuz? Sarhoşluk veren herşey haramdır. Adeta dünyevi romantizmler sarhoş eder boyuta gelmişse, maddiyata dala dala madde bağımlısı haline gelmişsek, akıllı telefonlar, bilgisayarımız, veya kimimizin arabası, evi,

Son Çağrı

Zaman hızla akıp gidiyor durduramıyorsun.. Dökülüyor avuçlarından engel olamıyorsun.. Bu ne mi demek dost? Bu acı demek.. Yüzleşmen gereken bir ızdırap demek.. Neden mi? Çünkü dost, sevdiklerin ölecek demek, annen, baban, çocuğun, yeğenin, teyzen, canın ciğerin kim varsa.. yavaş yavaş sırayla ölecek, seni terk edecek.. yada belki senin celladın önce davranır da tetiğe önce basar,

Bir Fırsatını Bulup Her Yerde ALLAH’ı Anlatmak Lazım!

Bizim bir derdimiz var. Derdini söylemeyen derman bulamaz derler. Hem dert adamı söyletirmiş. O yüzden size içimi dökeyim çünkü derman sizde Sıradan bir dert değil bu. Çok dertliler gördüm, sevdalılar, yaralılar, dünyadan tokat yiyenler.. Evet, dünya rahatla yatmak yeri olmadığından bir üzüm tanesi yedirir bin tokat vurdurur. Derdi dünya olanlar çok gördüm. Ama bizim derdimiz

Ramazan’la İnen Nur

Önünden en sevdiğin yemekler geçse de, susuzluğunu giderebileceğin sürahi karşında dursa da seni tutan, nefsini tutan, birtek şey var: Allah’ın RIZASI. Sırf ALLAH için hayır diyorsun nefsine ve nefsin anlıyor ki sahipsiz değilmiş, bir Rabbi bir terbiye edicisi bir sahibi varmış… İstediği gibi hareket edemezmiş… Nasıl ki uzun yolculuklarda RADAR olur, sizin ve umumun faydası için o

Ağla Dostum

Sık kullanılmasına rağmen iki sözü kabullenemiyorum. Birisi “Sükut ikrardan gelir.” Hayır, her zaman susmak kabul etmenin alameti olamaz. Mesela “el cevabu ahmaküssükut” yani ahmaka verilecek cevap susmaktır.Zira böylesine söz söylemek israftır.  “Dilini tutan kurtuldu” diyen Kutlu Nebi(sav) değil midir? Bazen sineni dağlar muhatabın sözleri.. Ne cevap versen verdiğin cevap karşındakinin anladığı kadardır ve karşındaki o an anlamaya

Hacı Dede

Uzun bir aradan sonra çok kıymetli bir hikayeyi sizlere aktarmak için tekrar aldım elime kalemi. Dinlediğimde öylesine etkilendim ki yazarken adeta bir sonraki cümleyi sabırsızlıkla bekliyor vaziyetteyim. Hikaye, yaşanmış gerçek bir öykü; baş kahramanı ise Hacı Dede; yani ananemin amcası. Geçen gün dedemin rahatsızlandığını öğrendim ve hemen yanına koşup duasını almak istedim. -Sizlerden de bu

Siz Bu Satırları Okurken Ben Çok Uzaklara Gitmiş Olacağım

Kelimeler bir bahar esintisine kapılır ve havaya düşen cemre sıcaklığını ciğerlerinizden ziyade ruhunuzun atmosferinde hissedersiniz ya…  Tefekküri bir pencere açılır dimağınızı ışıl ışıl yapan; ve emsalsiz bir lezzeti hissedersiniz onu tarif ederken dudaklarınızda; adeta baklava yemiş gibi bir tat bırakır… Kalbin demlenmesi diye bir hali evvelden tasvir eden bir bahtiyar oldu mu bilmiyorum; fakat tefekkür semalarına yelken açtıkça

Tahtakurusu Öldürmek Caiz mi?

Söze kıymet katan, sözün sahibi ise ben de söze sözü yaratanın sözüyle başlayarak sözümü onunla kıymetlendireceğim. Al-i İmran Suresinin 159. ayetinde, “Allah’ın bir rahmet eseridir ki, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer huysuz ve katı kalpli birisi olsaydın muhakkak onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi” buyuruyor Alemlerin Rabbi(cc). Bir de ilginç bir hadis; “Resulüllah’ın (asv) yanından

Yok mu Ölümün Bir Çaresi?

Canınız acıdı mı hiç? Gerçekten, hiç kalbinizi söküp atacak kadar ağırlaştı mı ızdırabınız? Hüzün yağmurlarının sağanak yağdığı gözyaşlarınıza gökgürültüsü gibi hıçkırıklarınızla derttaşlık ettiniz mi?Hiç kırıklarınızla, sargılanmayı bekleyen iç kırıklarınızla, yapayalnız kaldınız mı bir sızıyı yük edinip? Ne zaman sevdiklerimi düşünsem boğazıma düğümleniyor tüm acılar! ÇünküÖLÜMÜ DÜŞÜNMEDEN YAPAMIYORUM…Kalbimin derinliklerinde seviyorum; validemi, pederimi, kardeşlerimi, kandan öte kardeşlerimi… Onların ölümünü

Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123
© Çınaraltı Bilişim Ofisi 2014
Çınaraltı Sosyal Medya 360 facebook twitter youtube